TRESemmé'nin 'Signature Hair Brand' Olarak Konumlanması
TRESemmé, Devil Wears Prada 2'nin 'signature hair brand' (imza saç markası) olarak tanımlanmasıyla dikkat çekiyor. Bu terim, sponsor olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor; bir markanın film içindeki yerini ve güç dengesini de yansıtıyor. Bu durum, TRESemmé'nin özellikle L’Oréal Paris ve Pantene gibi rakiplerine karşı nasıl bir strateji geliştirdiğini anlamamıza yardımcı oluyor.
Kadın Tüketicilerin Önemi ve TRESemmé'nin Zorlukları
TRESemmé, kadın tüketiciler arasında satın alma tercihlerinde geride kalmış durumda. Morning Consult'un verilerine göre, 18-29 yaş arasındaki kadınlarda sadece %28, 30-44 yaş grubunda %39 ve 45-64 yaş grubunda %39'luk bir satın alma düşüncesi oranına sahip. 65 yaş üstü kadınlarda ise bu oran %30. Bu, markanın karşı karşıya olduğu büyük bir zorluk. Devil Wears Prada 2 ile bu durumu değiştirmek istiyor.
Hedef Kitle: Devil Wears Prada Hayranları
Devil Wears Prada'nın ilk filmine hayran kalan kadınlar, şimdi 40'lı ve 50'li yaşlarında ve önemli bir satın alma gücüne sahip. Zappi araştırmasına göre, kadınların %45'i reklamların kendileri için yapılmadığını düşündükleri için harcama davranışlarını değiştirmiş durumda. Bu durum, markaların o dönemdeki kadınları geri kazanmasının zorluğunu ortaya koyuyor. TRESemmé, bu kitleye hitap etmek için 'signature' konumlandırmasını kullanıyor.
Sponsorluk Modelinin Yeniden Yapılandırılması
TRESemmé’nin bu hamlesi, geleneksel sponsorluk anlayışının ötesine geçiyor. Marka, Hollywood'un genellikle erkekleri hedef alan sponsorluk modelini benimseyerek, kadın odaklı bir strateji geliştiriyor. Devil Wears Prada 2, bu bağlamda TRESemmé'nin hem marka bilinirliğini artırma hem de kadın tüketicilerle duygusal bir bağ kurma fırsatı sunuyor. Bu, marka için uzun vadeli bir büyüme stratejisini temsil ediyor.
Sonuç: Tüketici Dikkatini Yakalamak
Tüketici dikkatini çekmek günümüzde her zamankinden daha zor hale geldi. TRESemmé, Devil Wears Prada 2 ile bu zorlukla başa çıkmak için yenilikçi bir yaklaşım sergiliyor. Markanın bu filmdeki yeri, sadece bir ürün yerleştirmesi olmaktan öteye geçiyor; kadınların film dünyasının bir parçası hissetmelerini sağlıyor. Bu strateji, TRESemmé'nin rakipleriyle olan mücadelesinde önemli bir adım olabilir.

